Ermeni Sorunu - EsTg - Sonuç 2
   
Ermeni Sorunu ( EsTg )
  Ana Sayfa
  Genel Bakış
  Türk - Ermeni İlişkileri
  Sorunun Ortaya Çıkışı
  Ermeni Katliamları
  24 Nisan 1915 Önemi
  Yer Değiştirme (Tehcir)
  => Yer Değiştirmenin Tanımı
  => Yer Değiştirmenin Nedenleri
  => Yer Değiştirme Kanunu
  => Uygulamanın Başlaması
  => Yerleri Değiştirilen Ermeniler
  => Yerleştirildikleri Bölgeler
  => Ermenilerin Kayıpları
  => Alınan Tedbirler
  => Yerleri Değiştirilmeyen Ermeniler
  => Yapılan Harcamalar
  => Ermenilerin Malları
  => Ermenilerin Geri Getirilmesi
  => Yurtdışındaki Yankılar
  => Yabancıların İncelemeleri
  => Talat Paşa'ya Atfedilen Telgraf
  => Bilim Adamlarının Görüşleri
  => BM Soykırım Sözleşmesi
  => Sonuç 2
  Ermeni Terörü (Genel)
  Şehit Diplomatlar
  Fransa ve Ermeni Etkinlikleri
  Kronoloji
  Makaleler
  Bibliyografya
  Atatürk'Ten Ermeni Sorunu
  Atatürk'ün Hayatı
  Arşiv Belgeleri
  Türkiye Arşivleri
  Ermeni Sorunu İçin Kitaplar
  Yayınlar
  Arşivleri'den Ermeni Belgeleri
  Ermeni belgeleriyle Yalanları
  Albüm ( Özel )
  Chat ( Sohbet )
  Yeni sayfanın başlığı


Gerçekleştirildiği tarihten günümüze kadar gelen devrede yer değiştirme konusunda çok şey yazılıp çizilmiştir. Ermeniler, uydurma belgelerin arkasına gizlenerek, dünya kamuoyunu uzun süre kandırmayı başarmışlardır. Başlangıçta 300.000'lerden başlayıp, 3.000.000'lara kadar varan rakamlarla ifade edilen Ermeni katliâmı hikâyelerinin hiçbir dayanağı bulunmamaktadır. Nitekim İstanbul'un işgali döneminde, gerek İngiliz ve gerekse Fransızlar, Osmanlı arşivini yeterince araştırmış ve soykırımı imâ edecek bir belgeye dahi rastlamamış olsalar gerek ki, Ermeni soykırımına ait hiç bir belgeyi somut olarak sunamamaktadırlar.

Öte yandan kendi arşivlerinde, o zaman Anadolu'ya gelip yer değiştirme uygulamalarını izleyen ve görüntüleyen gazetecilerin çektikleri fotoğraflar olmalıdır. Eğer devletin emriyle böyle bir soykırım olsaydı, bu fotoğraflar da şimdiye kadar çoktan dünya kamuoyuna açıklanırdı. Ayrıca, eğer soykırım iddiacılarının elinde sağlam belgeler bulunsaydı; 1919 yılında Osmanlı Devleti'nin resmen tarafsız bir "hukukçular komisyonu" kurulması önerisi cevapsız bırakılır mıydı? Osmanlı'nın bu resmi teklifi niçin cevapsız bırakılmıştır? Yoksa, Ermeni çetelerinin organize edilmesinde ve kışkırtılmasında bazı batılı devletlerin rollerinin ortaya çıkmasından ve binlerce masum sivil halkı canice boğazlayan Ermenilerin silahlarını aldıkları yerlerin belirlenmesinden mi korkulmuştur?

Soykırım denince akla, Nazilerin II. Dünya Savaşı boyunca Yahudilere ve diğer etnik gruplara karşı giriştikleri ve milyonlarca insanın canına mal olan kitlesel kıyım gelir.

Soykırım denince akla, Fransızların 1954-1962 yılları arasında Cezayir'de en az 1 milyon Cezayirliyi katletmeleri gelir. Soykırım denince akla, 1965-1966 yıllarında Endonezya ordusunun bir milyon komünisti ve ailelerini öldürmesi gelir.

Soykırım denince akla, 1975-1979 yılları arasında Kamboçya'da Kızıl Kmerler'in 2 milyona yakın Kamboçyalı'yı katletmeleri gelir.

Soykırım denince akla, 1994'de Ruanda'da 500.000 Tutsi'nin, Hutular tarafından öldürülmesi gelir.

Ve nihayet soykırım denince akla, 1991'den sonra Bosna-Hersek ve Kosova'da binlerce Müslümanın Sırplar tarafından vahşice katledilmesi gelir. Soykırım suçu, gerçek anlamda bu olaylarda işlenmiştir.

Şayet, Osmanlı devletinin Ermenileri "soykırım"a tabi tutmak gibi bir amacı olsaydı; bulundukları yerlerde bu düşüncesini gerçekleştiremez miydi? Yer değiştirme sırasında yapılan bunca harcamaya, bunca idari ve askeri önleme ne gerek vardı?

Devlet güvenliğinin sağlanması için zorunlu olarak uygulanan ve dünyanın en başarılı sevk ve iskan hareketi olan yer değiştirme uygulaması, hiçbir zaman Ermenileri imha etmek amacıyla yapılmamıştır.

KAYNAK:
Halaçoğlu, Prof. Dr. Yusuf-; Ermeni Tehcirine Dair Gerçekler (1915), TTK Yayını, Ankara 2001

 
   
Bugün 33 ziyaretçikişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol